Okudukça - Ene Abdukel Aciz - Blogcu
12/9/2009

Pervane/m

Kategori: Okuduk_a



Bir gece pervaneler dernek olmus, bir mumu nasıl bulabileceklerini tartısıyorlardı.
Içlerinden biri önerdi:
"Hepimiz birden gidip niye yorulalaım ki, birimiz gidip mum bulsun, sonra gelip bize haber versin."
Öyle yaptılar.
Seçtikleri pervane hayli gittikten sonra uzakta bir kösk gördü, içinde de parlak yanan bir mum vardı.
 Sevinçle geri dönüp arkadaslarına mumun ne olduğunu, nasıl olduğunu bire bin katarak anlatmaya basladı.
Yaslı bir pervane vardı aralarında, tecrübeli, güngörmüs, mumun ne olduğunu bilen.
 Habercinin bu sözlerinden sonra onu kınadı
ve
 "Senin mumdan haberin bile yok, yanılmıssın" dedi.
Ikinci pervaneyi gönderdiler.
O da bir mum buldu ve ona söyle bir dokunup geldi.
 Sonra da nasıl kavustuğunu önceki arkadaşından daha beter, ballandıra ballandıra tasvire koyuldu.
Yaslı pervane yine sözünü kesti:
"Azizim, bu senin anlattıgın mum degil. Sen de bilmedigin seyleri anlatmaya çalısıyorsun."
Son gönderilen pervane mumu görünce sarhos oldu, sevgiliyi kucaklar gibi kendini mumun alevine attı.
 Bütün bedeni kıpkırmızı kesildi.
Geri döndügünde yaslı pervane daha onu uzaktan görür görmez,
"Iste!"
dedi,
"yalnızca o basardı mumun ne oldugunu ögrenmeyi, yalnızca o erdi hakikate.
Cünkü mum onu kendi rengine boyadı, onu onurlandırdı."
 
Iskender Pala/ASKNAME
 
~♥~♥~♥~♥~~♥~♥~♥~♥~
 
Sevgili Pervanem, kaleminin mürekkebine bereket istiyorum Rabbimden, eylül yagmurlarıyla beraber..
Anlat bize o atesi, mumu bilmeyen ne bilsin senin yanmıslıgını?
Anlat bize mumu da, atesi de, yanmayı da.. 
Ates denizinin derinlerinden bir damla da olsa, razıyız..
Hem yandıran, hem susuzluga kandıran atese atanlar gibi kendini..
Cıkar zuladan saklı kıvılcımları, ve söyle damlada degil deryada oldugunu..
Söyle aynalardan çoktan geçtigini..
Söyle ki hüzün olsun adı Pervanem..
Susma..
 

~acizgönül~

-
1/9/2009

İçinde!..

Kategori: Okuduk_a


semazen1 
Yirmi Beşinci Kural:
 
Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama.
 
 İkisi de şu an burada mevcud.
 
Ne zaman birini çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarsak,cennetteyiz aslında.
 
Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasede ve kine bulaşsak,tepetaklak cehenneme düşüveririz.
 
 
~şems'in kırk kuralı~
 
Elif Şafak/AŞK

-
14/8/2009

Zeliha, Yusuf'u Zindana Attırınca

Kategori: Okuduk_a



Anlatırlar ki;
 Zeliha, Yusuf'u zindana attırdıgı vakit onun ayrılıgıyla ardından yanıp yakılmaya baslamıs.
Hem kendisinden ayırmıs, hem hasretini çeker olmus.
Bu yüzden zaman zaman zindanı ziyarete gider, sureta " Hükümlüm kaçmıs olmasın! " diye kontrol eder, ama içten hasret giderirmis.
 Eger Yusuf 'u uyurken bulursa hücresinin önünde bekler, seyreder, uyanık bulursa azarlar, böylece yüzüne bakarmıs.
~*~
 Nihayet bir keresinde sesini de çok özledigini fark etmis ve bir köle çagırıp, " Hemen simdi, Yusuf'u yere yık, adamakıllı kamçıla!  Öyle vur ki ta uzaktan  ah ettigini duyayım. " demis.
 Köle emre itaate niyetlendiyse de Yusuf'un güzel yüzünü görünce kıyamamıs.
Hücrede bir post var imis, onu yere sermis ve baslamıs vurmaya.
Kölenin her kamçısında Yusuf mahsustan feryad etmekte, çıglık atmaktaymıs.
 Zeliha ise bagırmaya devamda:
" Daha hızlı vur, adamakıllı vur! "
Nihayet köle Yusuf'a yalvarmıs:
" A  günes yüzlü, Zeliha gelir de sırtında kamçı izi göremezse süphesiz beni öldürür. Omzunu aç, disini sık, bir kereceik olsun kaçmıya dayan! "
Yusuf elbisesini sıyırmıs.
Köle öyle bir vurusla  vurmus ki Yusuf yere kapaklanmıs.
 Zeliha, bu sefer  Yusuf'un ah edisini duyar duymaz bagırmıs:
" Yeteeer!.. "
 
¨¨¨¨
 
Iskender Pala / Katre-i Matem

-
9/8/2009

Ölümle Buluşma

Kategori: Okuduk_a



Polat ölüm virajına girerken aynı anda başka bir araba daha girdi. O arabada kendilerine verilen mühleti tamamlayan iki kişi vardı. Fakat onlar sarhoş olduklarından, bulundukları yerin ve orada olacakların farkında değillerdi.

 

Mustafa Polat, ölüm virajınıa girdiğinin farkına vardığı için hafifçe frene basarak hızını azaltmaya hazırlanırken; karşıdan gelen arabanın farları gözünü kamaştırınca, gayr-i ihtiyari öne doğru eğilerek dikkatle baktığı anda onunla göz göze geldi.

 

"Vakit tamam" dedi sadece hissedilen bir sesle.

 

"Bu yaşta mı?"

 

"Bu iş yaşa bakmaz."

 

"Bari bu işleri biraz olsun yoluna koysaydım."

 

"Dünyanın işi hiç bir zaman yoluna girmez."

 

"Arkadaşlarımla helalleşip hanımımı görmem de mi mümkün değil?"

 

"Allah onlara senden daha yakın."

 

"Amenna."

 

"Allah yolunda daha yıllarca hizmet etmeyi ne kadar çok isterdim."

 

"Allah indinde en makbul hizmet, imanla kabre girmektir."

 

"O halde dur bir şehadet getireyim."

 

"Sen şimşeğin çaktığını, yıldırımın düştüğünü görmeden şehadet getirenlerden değilsin ki. Baksana aklın benimle konuşurken dilin durmadan şehadet getiriyor."

 

"Aklım, şuurum, dilim, bütün bedenim ve benliğimle birlikte bir defa daha söylemek istiyorum."

 

"Haydi o zaman sen söyle ben de tekrar edeyim."

 

"Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Resulüllaaahhh!.."

 

Acı bir fren sesi, müthiş bir çarpışma ve bilinen son...

 

İslam YAŞAR/Muhabbet Fedaileri

-
25/12/2008

CİDDİ BİR TESBİT!

Kategori: Okuduk_a

  Kendi menfaatlerine uygun olmayan her talebe hayır demek için

 yetiştirilmiş modern insanın inadına;nefsinin arzu ve isteklerine "Oha!"

 diyebilen insan,kimsenin sahip olamayacağı bir mutluluk yaşar...Allah

 hepimizi nefsin karanlıklarından,insanların egolarını hayvanlaştıran 

"Modern Yaşam Tarzların" ndan korusun.

 Bülent AKYÜREK
İçinizdeki Öküze Oha Deyin kitabından alıntıdır.

-
« Önceki ~♥~