Satırlarım - Ene Abdukel Aciz - Blogcu
11/11/2009

Terkedilmiş Evlere Terkediliyor Cesedim!..

Kategori: Satirlarim



Kalbim sıkışıyor anne!..

Kuyulara atılıyorum her gün.

Bazen çöplüklere!..

Terkedilmiş evlere terkediliyor bazense cesedim..

Asrın kapanında avladılar beni anne...

Ateşte yanıyorum hergün, "alevleri göklere yükselmiş"

Kimse ateşe koşmuyor mu artık bizi kurtarmaya?

Neden ölüyor çocuklar bu ateşte..

Avucumuzda ki renkli hapları şeker mi sandık biz,

kapatınca gözlerimizi geçecek miydi herşey..

Bu oyunda pahalı silahlarım yoktu benim anne, kıydılar masum yüzüme..

Savunmasız bir miniğe şimdi nerede kıyıyor bir acımasız?

Kimse düşünmüyor mu bizi anne?!

Açılımını yapsınlar hadi bu yangının..

Yanıyorum anne..

YANIYORUM!..



 "Özgür"  esirler kıydılar canıma!..

Çağdaşlık buymuş demek?

Ayakları prangalı, gözleri kör, kulakları sağır olup liğme liğme ettiler beni..

Kalpleri ne halde onların anne, kalpleri nerede?

Bana kıyanlar mı zalim, onları zalim edenler mi?

Dualarında saklanayım anne, kimse bulamasın beni orada!..

Dua et anne, dua et..

Verme beni onlara..

Her gün öldürüyorlar beni anne..

Her gün!..

Şafak Türker

~○~

Günah

Bile bile göç eder inançlarım
Yarım kalır dualarım
Çığlıklarla gömülür hayatım

Bile bile yalvarır bak ellerim
Günah saçar bu gözlerim
Ateşlerde yanarım  af dilerim

Gökhan TÜRKMEN

-
1/11/2009

Dokunmasın Kirli Aydınlıklar Karanlığına

Kategori: Satirlarim




 Karanlığın içinde narı nur bilip avunanlar mı zavallı; karanlıkta nuru arayanlar mı gayretkeş?!
Bilmek mi acı veriyor, yoksa bilmeden yürümek mi?

•••

 Kapansın ışıklar! Sahte değiller mi zaten?..Kalmalıyım karanlıkta, vurmasınlar yüzüme sahteliği/mi..
Kapansın ki en koyu halinle göreyim seni ey gece!.. Dokunmasın kirli aydınlıklar karanlığına.. En bakir siyahlığınla doğ gönlüme!
Öyle doğ ki sana zıtlığımla göreyim pür-kusur halimi..
Ey aşıkların gündüzü!
Neden yanlış anlattılar seni bana, neden korkuttular senden daha küçük bir kızken?
Neden yalancı bir ışıkla söndürdük seni her gelişinde?
Ay ışığından korktuk biz..Çekiverdik perdeleri, sahte ışıklar şeffaflaştırmasın kirli yüzlerimizi diye..Ya da karanlığın korkuttu senden daha kara ruhlarımızı?..Anlatmandan korktuk herşeyi, ya bilirsek olanları? Süslüyoruz bak sahte ışıkları..Lüks avizeler icat ettiler!
 Seni söndürmeye çalışıyorlar ey gece!


•••

Işığını yakmanı bekliyorum ey gece..
Senden sonra doğmayı bekliyorum..
Şimdi öyle bir doğ ki;
"Şafaklar gecenin en koyu anında sökün etsin.."

Şafak Türker

Ekim 2009


-
5/10/2009

Sarı Ölümler Üzerine Serpildi Gri Ayrılıklar

Kategori: Satirlarim



Sarı ölümler üzerine, serpildi gri ayrılıklar..
~ ~ ~
Ümit gemisindeydi seferin..
~ ~ ~
"Göğe dayalı bir merdiven"
~ ~ ~
Ya da çöle düşmüş kafile..
 
~ ♣ ~
 
Kalabalık yalnızlıklar içinde..
~ ~ ~
Varsa, yağmurlarla yarışmalı illa!
~ ~ ~
Kim daha çok dökecek katreleri?
~ ~ ~
Sen, yine de söyle nağmeni,
 
~  ♣ ~
 
Yaprakları dağılmış gül misali,
~ ~ ~
Hepimizin bir yanı.
~ ~ ~
Yüzlerde tebessüm, çağa inat.
~ ~ ~
Gizlenir hüzün, ki değerlidir.
 
~ ♣ ~
 
Kim daha hızlı?
~ ~ ~
Bir yaprak mı, yoksa sen mi?.. 

~~~~~~~♣~~~~~~~

"pervaneninkanatları"na ithaf:

 Pervanem, hüznü severdik biz değil mi? Yüzde tebessüm; içte o meftun olduğumuz hüzün vardı!.. Sen pervaza konardın içimeyse kanatlarından yansıyan ışığın dolardı..
Hüzün aynı yerinde, içimde..
Hüzünsüz kim ola ki? Şimdilerde bulamıyorum onu anlatacak bir söz/cük bile! Aramalı mı bulmak için onu anlatan bir söz? Yoksa o iradeyi lal eyleyip yazdırır mı yine?
Özlem benden de, senden de şimdi Pervanem, uzaklaşan ne varsa..Bulunmayan ne varsa!..

~Türabi~
 
Ş . T.

-
1/10/2009

Yoldaki Taş/ım

Kategori: Satirlarim




Kimsenin yoluna engel değilim artık



Herkesin yolundan kalkan bir taş/ım..



Gidene helaldir Rezzak'tan gelen aşım,



Geleneyse aciz bir handır,toprağa gidecek bu başım..


~Türabi~
Ş.T

-
15/9/2009

Beden Evine Sürülen Renkli Boyalar, Ruhumuzu Karalar!

Kategori: Satirlarim

 

Bir harf hatası..
"
Yaptıklarım"  yazarken, farkında değilim; "y" harfi yerine "t" yazınca "taptıklarım" yazmışım. Rastlantıya inanmıyorum. Ne manaya geldiğini düşündüm.. Tam da fanatik bir biçimde dinlediğim, şarkının sözlerini yazarken yaptım harf yanlışını.. Haşa! Tapmıyoruz Allah'tan gayrısına! Lakin bir kalpte ne kadar çok yabancı var.. Dinlediğim müziğin benim gözümde ki büyüklüğünü anlamaları için, benim tarafımdan bakmaları gerek.. Tabirde hata olmasın, çok şeyi kutsileştiriyoruz içimizde farkında olmadan. İnsanlar hep mi böyleydi; tarafgirlik damarı bizim alternatifimizi hızla yükseltiyor gözümüzde.
 
Sevdiğimiz insan, bir sanatçı, makam, mal, nam, para vs.. bazen birden, bazen zamanla odak noktamız oluyor.. Allah muhafaza, kıblemiz!  Günde beş vakit secdedeyiz, Rabbimiz bir. Lakin secdeler çoğaldı fark etmiyoruz. Fark etmiyoruz çünkü alnımız içeriden değiyor secdeye.. Sinsice.. Öyleyse içeriden başlamalı tasfiyeye, yük olan ne varsa ruh kuşunun kanatlarına oturmuş, silkelemeli yere. Ötelerden ruha dokunuş olmuyorsa, bu yollarımızı tıkayan masivadan olmalı.. Beden evine renkli boyalar sürmekle, ruha giden yolu uzatıyor olmayalım sakın!
"x" markadan başka ayakkabı giymem; "A" şarkıcı benim idolüm; koltuğuma kimseyi oturtmam, aman kıyafetim pot durmasın; ben mükemmelliyetçiyim;<<(yeni akım), bu akşam Yaprak Dökümü var kesinlikle kaçmasın; çıldırın, çıldırın cimbom için çıldırın.... İstekler, vazgeçilmezler, şikayetler.... Giysiler, takılar, araba, ev, dükkan, banka hesapları.. Gözler bir fal taşı gibi açılır, bir hırsa kısılır. Eskiden "Derin ol, sığ görün" sözünü çok severdim. Şimdi de seviyorum.. Sonra bakıyorum, sahiden hepimiz derinlerdeyiz.. Biz herşeyi biliyoruz, söze gelince mangalda kül kalmayınca, tekrar mangala kül buluyoruz.. Çünkü daha anlatacak çok şey var, ol/a/madığımız halimize dair..
Deriniz fakat çamurda, sığ olduğumuz mana.. Tam tersinde görüyoruz kendimizi; hakikatte sığ olup, derin göründüğümüzü bilmiyoruz.
 
Çok yediğimizde nasıl midemiz yanıyor, hararet basıyor. Şu kalpceğizimiz ne yapsın bu kadar malayani dolu içinde.. Yandım dersen rahmet yağmurları da vardır elbet. Ayrıca temizlik bazen suyla olmazmış, öyleyse yakmalı içimizdekileri.. Ateşe kendin vereceksin kendini, eşkıyalar sarmadan gönül evini! Ya yanacaksın, ya yanıp yakılacaksın! Ama nereye ulaşacaksın, O'nun rahmeti olmasa?!
 
Son Söz:
 
Rüzgar tohumları taşır; ilahi rüzgarların getirdiği tohumlar düşsün toprağımıza.. Kurak toprakta yetişmez şecere! Bilmeyiz, rüzgar esmede.. Düşen tohumları çürütüp, kahrolmayalım! Işığımız iman, gözyaşıyla sulayalım "Gözyaşı Hak rahmetinin insan gözünden damla damla akmasıdır."  rahmetin aktığı Kadir Gecemiz Mübarek olsun!
 
Şafak Türker
 
~acizgönül~

-
« Önceki ~♥~